AGZA


AGZA
(Gazâ. C.) Düşmanlarla savaşlar, muharebeler

Yeni Lügat Türkçe Sözlük . 2009.

Look at other dictionaries:

  • ağza almamak — anmamak, sözünü etmemek Tövbekâr olduktan sonra eskiden işlediğimiz günahlar ağza alınmaz. H. E. Adıvar …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağza alınmaz (veya alınmayacak) — söylenmesi ayıp, çirkin (söz, küfür) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağza düşmek — dedikodu konusu olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağza koymak — bir şey yemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağza tat, boğaza feryat — miktarı çok az olan yiyecek anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • eski ağza yeni taam — turfanda bir şey yenilirken söylenen söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • elden ağza yaşamak — günlük kazancı ancak gereksinimlerini karşılayacak kadar olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • şap gibi — ağza alınmayacak kadar tuzlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kağnak — ağza, zuhr tâmi, kuşluk, sabah kahve altısı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • agızlamak — ağza vurmak; ağız açmak I, 302 …   Divan-i Luqat-i it-Türk Dizini